Maliki Olduğum Ne Demek? Felsefi Bir İtiraf Bir sabah uyandığınızda, pencereden dışarı bakarken tüm dünya size bir anlamda “sizin” gibi gelmeye başlar. Ne demek bu? Gerçekten “ben” kimim, ve bu dünyada “benim” olan ne? “Maliki olduğum” derken aslında neyi kastettiğimi düşünüyorum. Belki de bu, bir eşyayı sahiplenmekten çok daha fazlasıdır. O an, içimde var olan ve dış dünyayla ilişkimde şekillenen her şeyin bir biçimde bana ait olduğu hissi uyanır. Ancak bu “malik olma” durumu, felsefi açılardan çok daha derin bir anlam taşır. Peki, “Maliki olduğum” ifadesiyle ne demek istiyoruz? Belirli bir kavramı, bir nesneyi, bir ideolojiyi ya da bir düşünce…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Karadeniz’in Adı Neden Karadenizdir? Pedagojik Bir Bakış Eğitim, sadece bir bilgi aktarımı değil, aynı zamanda dünyayı anlama ve dönüştürme sürecidir. Öğrenme, insanın içsel dünyasını şekillendiren ve dış çevresiyle bağlarını güçlendiren bir yolculuktur. Ancak, bu yolculuğun nasıl bir etkileşimde gerçekleşeceği, kullanılan öğretim yöntemlerinden, öğrenme stillerine kadar birçok faktöre bağlıdır. Bugün, çok daha derin ve zengin bir öğrenme anlayışı içinde, bir soruya – mesela, “Karadeniz’in adı neden Karadeniz’dir?” sorusuna – bakış açımızı sadece doğru cevabı bulmak olarak değil, aynı zamanda bu sorunun nasıl bir düşünme tarzını tetiklediğini anlamak olarak ele alabiliriz. İşte burada pedagojinin, öğrenme teorilerinin ve toplumsal bağlamın ne kadar önemli…
Yorum BırakReal Gerçeklik Nedir? Antropolojik Bir Perspektif Hayat, farklı gözlerle görülen bir deneyimdir. Aynı dünyada yaşarken, her birimizin gerçeklik anlayışı, içinde bulunduğumuz kültüre, yetiştiğimiz çevreye ve benimsediğimiz değerlere bağlı olarak şekillenir. Bu yazı, kültürlerin çeşitliliğine ve insanın dünyayı nasıl algıladığına dair bir yolculuk sunuyor. Farklı toplulukların “gerçeklik” anlayışlarını keşfederek, kültürel göreliliğin, kimliğin, ritüellerin ve sembollerin bizim hayatımıza nasıl dokunduğunu anlamaya çalışacağız. Gerçeklik, aslında sadece fiziksel bir varlık değil; aynı zamanda kültürel, toplumsal ve duygusal bir inşa olarak karşımıza çıkar. İnsanlar, çevrelerindeki dünyayı belirli bir şekilde anlamlandırır ve bu anlamlandırma süreçleri kültürden kültüre değişir. Peki, “real gerçeklik” nedir? Neden farklı kültürler, aynı…
Yorum BırakLisansüstü Öğrenci Alımı: Felsefi Bir İtiraf ve Eleştirel Bir İnceleme Bir öğretim yılı başlarken, üniversiteler lisansüstü öğrenci alımına yönelik ilanlar açar. Ancak bu ilanlar, yalnızca birer formalite olarak mı görülmeli? Peki, bu ilanların ardında, insanın bilgiye ve öğrenmeye dair sahip olduğu derin arzuları ve etik sorumlulukları ne kadar hesaba katıyoruz? Eğitim, insanı şekillendiren en güçlü araçlardan biridir, fakat bu araçların, ona dair kararları verenlerin etik perspektiflerine nasıl yansıdığını hiç düşündük mü? Felsefeye başladığınızda, ilk sorular genellikle “Nedir?” ya da “Nasıl?” gibi sorulara odaklanır. Ancak zamanla, “Niçin?” sorusu daha önemli hale gelir. Lisansüstü öğrenci alımı, aslında yalnızca bir eğitim politikası meselesi…
Yorum Bırakİnsan Terbiyesi Ne Demek? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, sadece düşünceleri iletmekle kalmaz; insanları dönüştürme, onları anlamaya ve anlamlandırmaya götürme gücüne sahiptir. Edebiyatın, dilin ve anlatının dönüştürücü etkisi, insana dair en derin düşünceleri sorgulamamıza olanak tanır. Bu yazıda, insan terbiyesi kavramını edebi bir bakış açısıyla ele alarak, insan ruhunun şekillenmesindeki dilin, değerlerin ve toplumsal etkilerin rolünü inceleyeceğiz. İnsan terbiyesi, sadece bireysel bir olgu değil, aynı zamanda toplumların ortak değerlerinin, kültürel kodlarının ve davranış biçimlerinin bir yansımasıdır. Edebiyat ise bu sürecin bir aynası, bir yansımasıdır. Bu yazıda, insan terbiyesi olgusunun ne anlama geldiğini, karakterler ve edebi temalar üzerinden tartışacağız. İnsan…
Yorum Bırakİmsaktan Kaç Dakika Sonra Namaz Kılınır? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Bu Soruyu Keşfedin Öğrenmek, sadece bilgiyi almak değil, o bilgiyi yaşamımıza entegre etmek ve hayatı daha anlamlı hale getirmektir. Bir eğitimci olarak, öğrencilerime her zaman şunu hatırlatırım: Her yeni bilgi, hayatınızı dönüştürme gücüne sahiptir. Bu dönüştürücü güç, sadece akademik başarılarla sınırlı değildir, aynı zamanda dini, kültürel ve günlük yaşantımızla da ilgilidir. Bugün, imsaktan kaç dakika sonra namaz kılınır sorusuna eğilirken, öğrenmenin gücünü, düşünme biçimimizi nasıl değiştirdiğini ve bu bilgiyi nasıl daha derinlemesine anlamamız gerektiğini keşfedeceğiz. Öğrenmek, doğru soruları sorarak başlar. Hadi, bu soruya nasıl yaklaşacağımızı birlikte keşfedelim. İmsak ve Namaz: Temel…
Yorum BırakİBB 10 Bin TL Yardım Başvurusu: Toplumsal Yapılar, Yardım ve Eşitsizlik Üzerine Bir İnceleme Yaşadığımız dünyada, kimi zaman bir kriz anı, kimi zaman da toplumsal yapının derinliklerinden yükselen bir ses, bireyleri birbirine daha yakınlaştırır. Yardım almak, sadece bir maddi destek değil; aynı zamanda insanların toplumsal yapıları, kültürel normları, güç ilişkilerini nasıl algıladıklarıyla ilgili derin bir anlam taşır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 10 bin TL yardım başvurusu, son zamanlarda birçok kişinin ilgisini çekmiş bir konu haline geldi. Peki, bu yardım başvurusu toplumsal olarak ne anlama geliyor? Yardım almak, sadece bir ekonomik kurtuluş yolu mu, yoksa bu süreç aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri…
Yorum BırakÇok Gülen İnsan Neden Güler? Felsefi Bir Bakış Bir gün, bir kafede kahvemi yudumlarken karşımdaki masada oldukça neşeli bir adamın kahkahalarla güldüğünü fark ettim. Gülüşleri, etrafındaki insanların dikkatini çekiyor, neşesini paylaşıyor gibiydi. Ama ben, her kahkahasında başka bir soru duyuyordum: Neden bu kadar gülüyor? İnsanlar bazen gülmenin ve neşelenmenin ardında saklı başka anlamlar arar. Hangi duygular, düşünceler veya değerler bir insanın bu denli neşeli olmasına neden olur? Bu, sadece bir davranış mı, yoksa daha derin bir varoluşsal sorgulamanın dışavurumu mu? Felsefe, hayatın en karmaşık sorularını sorgulamakla başlar. Gülen bir insanı incelediğimizde, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi kavramlarla derinleşen bir…
Yorum BırakÇağla Hangi Ay Çıkar? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan davranışlarını çözümlemeye çalışan bir psikolog olarak, doğada gördüğümüz pek çok şeyin içsel dünyamıza nasıl yansıdığını merak ediyorum. Doğanın döngüleri, mevsimlerin geçişi, meyve ağaçlarının çiçek açması ve meyve vermesi gibi olaylar sadece fiziksel bir süreç olmanın ötesinde, psikolojik olarak da bizleri nasıl etkiliyor? Çağla, meyve olarak bilinse de, onun hangi ayda çıktığına dair sorular, bir anlamda zamanın, döngülerin ve insanın yaşamındaki geçişlerin sembolik bir yansımasıdır. Peki, çağla hangi ay çıkar? Bu soruyu, psikolojik bir açıdan derinlemesine irdeleyelim. Çağla ve Mevsimsel Döngüler: Bilişsel Psikoloji Perspektifi Mevsimsel değişimlerin, insan psikolojisi üzerinde büyük etkisi olduğu…
Yorum BırakYürüyüş Kaç Metre? — Bir Efsane mi, Gerçek mi? İnsan tarihinde yürüyüş, basit bir yer değiştirme eyleminden çok daha fazlası olmuştur: düşüncelerin biçim bulduğu, ruhun dinginleştiği, zihinle bedenin buluştuğu bir ritüel. Yürüyüşün kaç metre olduğu sorusuysa, kulağa sıradan geliyor; ama aslında bu soru, hem biyomekanik bir hesap hem de toplumsal ve bireysel bir anlam taşır. Bu yazıda, “yürüyüş kaç metre eder?” sorusunu —tarihsel ve bilimsel perspektifle— ele alacağım. Yürüyüşün Tarihsel Temelleri ve Metre Algısı İnsanoğlu yürümenin tarihini tanıdığından beri, mesafe algısı da birlikte evrim geçirdi. Eski toplumlarda, kilometre ya da metre gibi standart birimler yoktu; mesafeler genellikle zamana, yolculuğun süresine…
Yorum Bırak